Özgül Fobi

Özgül Fobi

Özgül Fobi

Bir tehdit ya da bir tehlike karşısında yaşanan endişe duygusu korku olarak tanımlanmaktadır. Korku normal bir duygudur ve organizmanın tehlikeden korunmasına hizmet eder. Korkunun aşırı olması fobi olarak tanımlanır. Özgül fobi, açıkça görülen nesne ve durumlardan belirgin, sürekli ve anlamsız korku duyma halidir. Dolayısıyla, korku sürekli yaşanıyor, belirgin ve anlamsız ise özgül fobi olarak tanımlanmaktadır.

Özgül fobi iki düşünce şeklinden kaynaklanır

1. Bir nesne ya da durumun bir yönünden zarar görme korkusu şeklinde olabilir. Örneğin; kaza geçirme korkusu ile uçağa binememe ya da araç kullanamama, ısırılma tehlikesi ile köpeklerden korkma vs.

2. Korkulan nesne ile karşılaşınca ortaya çıkabilecek kontrolünü kaybetme, paniğe girme, bayılma gibi sonuçlardan kaygı duyma şeklinde de kendisini gösterebilir. Örneğin; yüksek yerlere çıkınca baş dönmesi olabileceğinden, kapalı yerlerde kontrolünü kaybedeceğinden korkma vs.

Fobik uyaranla her karşılaşıldığında kişide aniden başlayan bir sıkıntı tepkisi ortaya çıkar. Bu tepkinin şiddeti kişinin kaçma davranışının mümkün olup olmaması ile ilgili düşünceleri doğrultusunda değişik şiddette olabilir. Kişi genellikle bu denli korkmanın anlamsız olduğunun farkındadır.

Korkunun şiddeti fobik uyaranın yakınlığı ve kaçma yolunun olup olmaması ile yakından ilişkilidir. Yaşanan anksiyete bazı durumlarda panik derecesinde olabilir. Sonunun geldiği düşüncesi, el ve ayakların buz gibi olması, kas gerginliği, nefes alma güçlüğü, çarpıntı, terleme, titreme gibi kontrol edilemez belirtiler ortaya çıkabilir. Ağır olgularda fobik uyaranla karşılaşma idrar ve dışkı kontrolünün kaybedilmesine yol açabilir. Bazı hastalar korkularıyla ilişkili kabuslar yaşayabilir.

Fobi uyaranla karşılaşmaktan kaçınma ve kaçınmanın mümkün olmadığı durumlarda ise fobik uyarana ancak aşırı sıkıntı duyularak katlanabilme hastalığın tipik özelliklerindendir.
Özgül fobi tanısı koyabilmek için yaşanan korkunun belirgin derecede sıkıntı oluşturması ya da mesleki ve toplumsal işlevselliği bozacak kadar şiddetli olması gerekmektedir. Yılan korkusu olan ve yılanlardan uzak bir bölgede yaşadığı için bu nedenle sıkıntı duymayan ve işlevselliği bozulmayan kişiye özgül fobi tanısı konulmamalıdır. Literatürde 500’den fazla fobi tanımlanmıştır. Bu fobilerin hepsini saymak mümkün değildir.

Tüm fobiler 5 grupta toplanmıştır

Durumsal Fobiler: Korkuyu toplu taşıma araçlarında bulunma, tüneller, köprüler, asansörler, uçak yolculuğu, araba kullanma gibi durumlar başlatmaktadır. En sık çocuklukta ve yirmili yaşların ortalarında görülür.

Doğal Çevre Fobileri: Korkuyu fırtına, yüksek yerler, su gibi doğal koşullar başlatmaktadır. Genellikle çocuklukta başlar.

Kan-enjeksiyon-yara Fobileri: Korkuyu kan, yara, enjeksiyon gibi tıbbi girişimler başlatır. Hasta iğne yaptıramaz, kan aldıramaz ya da diş hekimine başvurmaz. Genellikle ailevidir. Bu tip özgül fobi hastalarının bir kısmında, fobik uyaranla karşılaşınca bayılma ortaya çıkar. Korku nedeniyle tıbbi girişimden kaçınma, beden sağlığının bozulmasına neden olabilir.

Hayvan Tipi: Korkunun nedeni hayvan ya da böceklerdir. Genellikle çocuklukta başlar.

Diğer Tip: Tıkanıp boğulmaktan, yemek pişirmekten, soluğun kesilmesine, kusmaya ya da hastalığa yakalanmaya yol açabilecek durumlardan, yüksek ses ya da masal kahramanlarından korkma ile belirli özgül fobi alt tipidir. Boğulma korkusu beslenme bozukluğu oluşturacak şiddette olabilir.

Tedaviye başvuran erişkinlerde genellikle birden fazla fobi bir arada bulunur. En sık durumsal fobi, daha sonra sırasıyla, doğal çevre, kan-enjeksiyon-yara ve hayvan tipi görülmektedir.
Özgül fobiler genellikle tehlike oluşturan bir tecrübeden sonra ya da tehlikeli olduğu konusunda bilgi edinilen nesne ya da durumlara karşı gelişir. Fobik uyaranın gerçekten tehlikeli bir yönü olabilir ancak yaşanan korku aşırıdır.

Yaygınlık

Fobinin görülme sıklığı ve içeriği kültürel farklılık gösterebilmekle birlikte, yapılan araştırmalar, fobik bozukluğun en sık rastlanan ruhsal bozukluklardan olduğunu göstermektedir. Toplumdaki kişilerin yaklaşık %10’u özgül fobi etkisindedir. Tanı alacak şiddette olmayan ancak normal kabul edilecek kadar da hafif olmayan korkular da göz önüne alındığında, toplumun yaklaşık yarısında çeşitli fobiler olduğu düşünülmektedir.

Bu denli yaygın olmasına karşın, olguların ancak %10’u uygun tedaviler almaktadır. Korkular genellikle sadece özgül durumlarda ortaya çıktığından, hastalar bu ortamlardan kaçınarak yaşamayı bir alışkanlık haline getirmekte ve tedavi gereksinimi duymamaktadır.
Hastaların tedavi gereksinimi duymaması çok yanlış sonuçlara yol açabilir.

Bu olumsuz sonuçlar iki başlıkta toplanabilir

1. İşlevselliği bozmuyor gibi görünen özgül fobi başka psikiyatrik bozuklukların gelişimine zemin oluşturabilir. Özgül fobisi olanlarda diğer anksiyete bozukluklarının, depresyonun ya da başta alkol olmak üzere madde kullanım bozukluklarının gelişme olasılığı yüksektir.

2. İşlevselliği bozmuyor gibi görünen özgül fobi zamanla şiddetlenerek işlevselliği bozacak hale gelebilir. Örümcek gördüğü için haftalarca evine giremeyen kadın, fırtına korkusu nedeniyle kapalı havalarda işine gidemeyen doktor, kapalı alan korkusu nedeniyle tomografi çektiremeyen (bu nedenle de ameliyat edilemeyen) kanser hastası, boğulma korkusu nedeniyle beslenemeyen ve aynı korku nedeniyle çocuğunun beslenmesini de aksatan baba örnekleri özgül fobinin ne denli önemli olabileceğine örnek olarak verilebilir. Başta hayvan ve doğal çevre tipi olmak üzere özgül fobiler çoğunlukla kadınlarda görülür.

Seyir

Çocuklukta birçok nesne ve durumdan korkulması normal bir durumdur. Ergenliğe kadar bunların çoğu düzelir. Bu dönemden sonra düzelmeyen fobiler büyük bir olasılıkla fobi tanısı alacak şiddettedir. Bir diğer deyişle, özgül fobi genellikle ergenlikte başlar denebilir.
Hayvan, doğal çevre tipi ne kan-enjeksiyon-yara fobileri daha da erken yaşlarda başlar.
Fobiler genellikle 45-50 yaşlarına kadar şiddetlenme, daha sonra ise hafifleme eğilimindedir.
Kaçınma davranışı ile bir şekilde yaşantısını sürdüren hastaların çoğunluğu tedaviye başvurmazlar. Erişkin döneme kadar ulaşan fobilerin tedavi edilmeden kendiliğinden düzelme şansı düşüktür (%20).
Özgül fobi sadece bireyleri etkilemekle kalmaz. Öğrenme yoluyla ya da genetik olarak sonraki nesillere de aktarılır.

Ayırıcı Tanı

Özellikle çocuklarda korku çok yaygındır ve işlevselliği bozmadıkça normal kabul edilmelidir. Normal korku ile fobi ayrımı önemlidir. Korku aşırı, anlamsız ve belirgin ise ve kişinin toplumsal, mesleki ya da kişiler arası işlevselliğini etkiliyor ise fobi tanısı konabilir.
Toplumda özgül fobi o denli yaygındır ki, çoğu fobi durumu normal olarak değerlendirilir. Psikiyatri dışı doktorların bile fobiyi normal görme eğilimleri baskındır. Tedavi edilmeyen fobilerin ne denli önemli olumsuzluklara yol açabileceği yukarıda açıklanmıştır.

Tedavi

Özgül fobi tedavisi güç olmayan bir ruhsal bozukluktur. Fobik uyaranla ilgili çarpık düşünceleri tespit etmekle işe başlanır. Tedavinin mantığını kavramış ve motivasyonu iyi hastalarda kısa sürede sonuca ulaşılabilir.

Özellikle belirgin depresyon ve panik ataklarının olduğu hastalarda ilaç tedavileri uygulanabilir.
Hipnozla özgül fobi tedavisi çok talep gören bir yöntem olmakla birlikte, fobide hipnozun yararlı olduğunun bilimsel çalışmalarla desteklendiği söylenemez. Hipnoz genellikle kısa süreli ve geçici bir rahatlama sağlayabilir.

Örnek Olgu

Bay A.D. 34 yaşında, evli, 1 çocuk babası, özel bir şirkette satış elemanı olarak çalışmakta. Son günlerde işe gitmek isteğinde azalma, uyku düzensizliği, çabuk sinirlenme, kararsızlık olduğu için psikiyatriste başvurma gereği duymuş.

9 yıldır aynı işi yaptığını ifade eden A.D. bir ay kadar önce müdürlüğe terfi edeceğini öğrendiğinde yakınmalarının başladığını ifade ediyor. Hiç uçağa binmediğini, uçağa binmekten de çok korktuğunu belirten Bay A.D. bu korkunun ne zaman başladığını bilmediğini söylüyor. 9 yıl boyunca ortalama ayda bir gerçekleşen bölge toplantılarına uçak yerine karayoluyla gitmeyi tercih etmesi tasarruf olarak değerlendirilerek, şirketi tarafından takdir edildiği anlaşılıyor. Bay A.D.’ye göre bunun nedeni aslında tasarruf değil uçak korkusu. Aslında mesleğinde ilerlemenin maddi gelirini ve ayrıca mesleki tatmin düzeyini çok artıracağını belirtiyor. Ancak müdür olmakla seyahat sıklığının karayoluyla gerçekleştirilemeyecek oranda artacağını ve uçağa değil binmek yaklaşmaya bile cesaret edemediğini ifade ediyor.

Bu korkusu nedeniyle şimdiye kadar tedavi gereksinimi hissetmediğini ancak şimdi acilen tedavi olması gerektiğini anladığını belirtiyor.

Önemli Uyarılar

• Aşırı korku çok sık rastlanan bir psikiyatrik bozukluktur.

• Çoğu kişi bu durumu bir hastalık olarak kabul etmez. Bu durumu bir kişilik özelliği olarak kabullenerek, korku uyandıran durumlardan kaçınarak yaşamını sürdürür.

• Özgül fobinin aslında çok önemli olumsuz sonuçları vardır. Başka ruhsal hastalıklara zemin oluşturabilir ya da zamanla şiddetlenerek yaşam kalitesini bozabilir.

• Özgül fobide tedavi olasılığı çok yüksektir. Uygun olgularda bir seansta bile sonuç alınabilir.

Abdurrahman ALTINDAĞ
Gaziantep Psikiyatrist
Gaziantep Psikoterapist